Bundan önce 2 kez
Johannesburg için bilet almış fakat gelememiştim, kısmet bu sefereymiş. İşim
gereği bundan sonra buraya da gidip gelmeye başlayacağım. Haydi başlayalım keşfe :)
Önce sağlık! Güney
Afrika Cumhuriyeti için seyahat sağlığı bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz: http://www.seyahatsagligi.gov.tr/Site/SaglikBilgisi/ZA
Benim gibi kısa
süreli iş seyahatine gidiyorsanız gideceğiniz bölgeye göre sıtma için ilaç
alabilirsiniz. Burada bu konuya da açıklık getireyim, sıtma için alınan ilaç
aslında sıtma olursanız ölüm riskini azaltan / ortadan kaldıran bir ilaç. Bu
ilacı almak sivrisineğin sizi ısırmayacağı ya da sizin hasta olmayacağınız
anlamına gelmiyor. Her halükarda sivrisineklere karşı önlem almakta fayda var;
vücuda uygulanan spreyler (sinkov gibi) ya da prize takılan tabletler gibi… Ben
Brits'de göl kenarında bir otelde kaldığım için Kartal'daki sağlık merkezine
gidip ilacımı aldım. Bir gün önce içmeye başlayıp dönüşte 7 gün daha kullanmak
gerekiyor.
İstanbul -
Johannesburg arasında Türk Hava Yollarının her gün karşılıklı uçuşları var.
İstanbul'dan kalkış gece yarısından sonra (00:50) ve 9 saat 55 dakika sürüyor.
Dönüş ise 19:45'te ve 9 saat 40 dakika sürüyor. Tabii bu komik bir rota;
Johannesburg'dan sonra aynı uçak Durban'a devam ediyor dolayısıyla siz
Johannesburg'da iniyorsunuz ve Durban'a devam edecek yolcular uçakta kalıyor :)
Uçuş uzun olduğu için geniş gövdeli uçaklar geliyor buraya, biz Airbus A330 ile
geldik.
Güney Afrika
Cumhuriyeti vize istemiyor, önceden bir hazırlık yapmanıza gerek yok. Buraya
geldiğinizde Güney Afrika Cumhuriyeti vatandaşları ve diğerleri diye
ayırıyorlar, pasaport kontrolünde 30 gün kalabileceğinizi gösteren damga
vuruyorlar ve "enjoy your stay" deyip gönderiyorlar. Acayip hızlı ve
kolay :) Bunun yanında uçakta sağlık durumunuzu beyan eden form doldurmanız
gerekiyor, ebola yayılımını engellemek için yapmışlar! Pasaport kontrolünden
önce bu formları alıyorlar ve Ebola Scanning denilen kontrolden geçiyorsunuz;
yani sıcaklığınızı gösteren bir termal kameradan…
ZAR (Rand), Güney
Afrika para birimi, 1Euro yaklaşık 15 ZAR. Burada dikkatli olmanız gereken bir
durum var. Eğer para bozduracaksanız bunu havalimanında yapın, şehir içinde çok
da güvenli değil. Aslında kredi kartı kullanabiliyorsunuz çoğu yerde ama benim
gibi şehir dışında bir yerde kalacaksanız nakit paraya ihtiyacınız olabilir,
çünkü telefon / internet altyapısı çok da iyi değil ve kredi kartı onayı
alamadıkları durumlar olabiliyormuş benim kaldığım otelde… Şehirde kalacaksanız
sorun olmaz diye düşünüyorum.
Güvenlik burda ciddi
bir sorun! beni havalimanında karşılayan meslektaşım doğma büyüme buralı ve
Johannesburg'da havalimanına yakın bir yerlerde yaşıyor. Bana "artık korku
içinde yaşamaktan bıktım, iki kızım var onların bu ülkede yaşamalarını istemiyorum"
dedi. Evlerinde 4 tane köpek varmış, 1 tane de bahçelerinde. Buradaki evlerin
ya da sitelerin etrafı çelik tellerle ya da yüksek duvarlar ile çevrili. En
üstte jilet teller var ki caydırıcılığı olsun. Benim meslektaşımın bir
keresinde başına silah dayamışlar ve evlilik yüzüğü dahil, kolye, araba
anahtarı... ne varsa almışlar… Burada bölge bölge size nereye gidilip
gidilemeyeceğini söylüyorlar, genel olarak gündüz bir problem yok ama akşam
sokaklara pek çıkmıyor turistler! Tabii benim gibi koşu yapmak isteyenler için
"no go". Benim kaldığım Hartbeespoort Dam kıyısı bir yerleşim, buraya
Dutch'lar gelip yerleşmiş ve daha güvenli bir bölge. Muhteşem bir göl manzarası
ve dağ manzarası var :) Sabahları kuş sesleri ile uyanıyorsunuz ve inanılmaz
dingin bir enerjisi var bu bölgenin.
Bölge güvenli ama tabii yine de gece yarısı silah sesleri ile uyanıyorsunuz, yakın ya da uzak bilmiyorum ama bir yerlerde silah atılıyor. Bir gece silah sesleri ile uyandım, bayağı uzun sürdü. Arkadaşım ile konuştuk bana polis ile hırsız ya da suçlular ile olan çatışmaları anlattı. İnsanız ve enteresanız, sonra normale dönüştü bu sesler. İnsanlar yüksek duvar ve elektrikli tel örgülerle çevrili sitelerde, evlerde yaşıyorlar. Bizimki gibi misafir evlerinde bile elektrikli tel örgüler standart, yoksa firmalar kontrat imzalamıyormuş. Büyük otellerde 3 katmanlı güvenlik kontrolü var; araba ile üç kapıdan geçiyorsunuz ve biri kapanmadan diğeri açılmıyor.
Bölge güvenli ama tabii yine de gece yarısı silah sesleri ile uyanıyorsunuz, yakın ya da uzak bilmiyorum ama bir yerlerde silah atılıyor. Bir gece silah sesleri ile uyandım, bayağı uzun sürdü. Arkadaşım ile konuştuk bana polis ile hırsız ya da suçlular ile olan çatışmaları anlattı. İnsanız ve enteresanız, sonra normale dönüştü bu sesler. İnsanlar yüksek duvar ve elektrikli tel örgülerle çevrili sitelerde, evlerde yaşıyorlar. Bizimki gibi misafir evlerinde bile elektrikli tel örgüler standart, yoksa firmalar kontrat imzalamıyormuş. Büyük otellerde 3 katmanlı güvenlik kontrolü var; araba ile üç kapıdan geçiyorsunuz ve biri kapanmadan diğeri açılmıyor.
Dolu yağması meşhurmuş, burada yaşayan arkadaşım ceviz
büyüklüğünde dolu yağdığını söyledi! Arabalara zarar veriyormuş… Bizim
geçtiğimiz yollar kar yağmış gibi bembeyaz oldu. Burası için pek normal değil,
çünkü güney yarım küredeki bu ülke yaza girmeye hazırlanıyor.
Tabii Afrika'dayız
ve burada küçük sürprizler hep var. Hava sıcak olunca, ki ikinci gün öyle idi,
maymunlar yerleşim yerlere yakın yerlere iniyorlar, sokakta maymun görmek
doğal, bu benim için yeni. Bizim otelde balkon kapısını açık bırakmamayı
öneriyorlar içeriye maymun girmesin diye :) Yine bir akşam tam yatağa
yatacağım, gözümün önünden bir şey geçti ve duvarda hızla ilerledi; bizim
normlarımıza göre biraz büyük bir örümcek. O tavanda ben yorgan kafamda yattık
:) Aynı gece duvarın köşesinde bir boşluk olduğu ve 2 şeyin hareket ettiğini
fark ettim. Yaklaşıp baktığımda 15 santim boylarında 2 tane kırkayak gördüm, bu
kadar büyüklerini ilk defa gördüm hayatımda. Yatağın üstünde bir örtü vardı,
üstlerinde attım, ertesi sabah görevlilere söyledim, yatak örtüsünde dikkat
etsinler diye…
Yemekler çok pahalı
değil. İlk akşam 3 kişi akşam yemeği için yaklaşık 50€ ödedik, ki iyi bir
restorandı. Ertesi gün bir Çin restoranına gittik ve yarısını ödedik. Bir çok mutfağı bulmanız mümkün burada, bir de tabii ki timsah, antilop, yılan, bir çok farklı hayvan etinden ızgaralar sunan restoranlar mevcut, seçim size ait.
Johannesburg, Pretoria, Brtis, Midrand bence Afrika ortalamasının çok üstünde bir gelişmişliğe sahip, ekonomik olarak Afrika kıtasının en büyüğü olmanın da etkisi var tabii. Bir çok ülkeden expat yaşıyor burda ve eğer Nijerya, Kenya gibi ülkeleri gördüyseniz burası onların yanında Paris :)
Sevgiler
Mus
Johannesburg, Pretoria, Brtis, Midrand bence Afrika ortalamasının çok üstünde bir gelişmişliğe sahip, ekonomik olarak Afrika kıtasının en büyüğü olmanın da etkisi var tabii. Bir çok ülkeden expat yaşıyor burda ve eğer Nijerya, Kenya gibi ülkeleri gördüyseniz burası onların yanında Paris :)
Sevgiler
Mus