seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Eylül 2016 Cuma

Bengaluru, Hindistan

Bu sene başından beri bizim şirketin Hindistan ofisi ile sıkı ilişki halindeyiz; Mayıs ayında onlar bizi ziyaret etti, bu hafta da biz iade-i ziyaret yaptık ve Bangalore'u ziyaret ettik. 

Hindistan'a gitmek için vize almamız gerekiyor ve iş vizesi için bir çok evrak istiyorlar 😔 Turist vizesi alacaksanız istenen belgeler çok daha az. Vize için kendiniz Hindistan konsolosluğuna gidiyorsunuz. Harbiye'de Hilton'un yanında bir apartmanın 6. katında  bir daire... Sabah erken gidip sıraya girmek gerekiyor ve biraz yavaş işleyen bir süreç. İyi haber ise aynı günün akşamına veriyorlar vizeyi ☺️

Hindistan'a gitmeden önce kiminle konuşsam ülke hakkında fikri vardı; "çok pis bir ülke" / "giderken muhakkak bisküvi götür, orda birşey yiyemezsin" / "koca koca sivnekler var, acayip ısırıyor"... hiç kimseden pozitif bir şey duymadım. Ben de ilk defa gittiğim için dinledim tabii ama şu anda kesinlikle farklı düşünüyorum. Buyurun benim izlenimlerim☺️

Bengaluru ismi yeni, önceden Bangalore idi ismi bu şehrin, Hindistan'ın Karnataka eyaletinin başkenti ve Bilişim Merkezi. Malesef İstanbul'dan direk uçuş yok, aktarmalı gelmek gerekiyor. THY, Delhi ve Mumbai'ye uçuyor. Biz Emirates ile gidip Dubai'de aktarma yaptık. 

Aktarma ile birlikte 14,5 saat sonrasında Bengaluru'ya ulaştık. Havalimanını yeni, çok boş, kolayca çıkabiliyorsunuz. Biz iş seyahati için gittiğimizden araç ayarlanmıştı ama havalimanında taksi var. 

Hindistan para birimi rupi, 1TL yaklaşık 22 rupi. Genel olarak da Türkiye'ye göre çok ucuz olduğunu söyleyebilirim ☺️

Havalimanından otele gidene kadar ilgimi çeken fotoğrafları aşağıda paylaşıyorum. Biz şehir merkezinde Grand Mercure Hotel'de kaldık. Çok temiz bir otel, tavsiye ederim, geceliği 70€. 

 
 
Şehir içinde yolculuk için en havalı yöntem tuk tuk. Üç tekerlekli taksiler ile çok ucuza istediğiniz yere gidebilirsiniz ☺️ Bengaluru'da inanılmaz bir trafik var, havalimanından otele 2 saatte gidebildik, gün içinde de devam ediyor trafik 😔 trafikte bir de çok fazla korna sesi var, sürekli korna çalıyorlar😔

 

 
 
 
Yollarda bir çok ineğe rastlayabilirsiniz, bu çok doğal. İneklerin sahipleri var, onlar geziyor, besleniyor ve süt sağılma zamanları geldiğinde eve gidiyorlar, sütleri bırakıp tekrar çıkıyorlar. Yolların, trafiğin bir parçası haline gelmiş bu sevimli hayvanlar☺️

 
 
 
İnek demişken, sadece yollarda değil, her yerde karşılaşıyorsunuz kendileri ile. Bu inek ve 5 arkadaşı her akşam bu dükkana geliyormuş, dükkan sahibi de bir paket bisküvi açıp onları doyuruyormuş. Bu sahneye biz de şahit olduk ☺️

 
  
  
 
Bengaluru çok yeşil, çünkü çok yağmur alıyor.


Damatlık kıyafetlere bayıldım ☺️ burda damat olmak kolay, gelin olmak zor. Gelin olabilmek için babanızın erkek tarafına başlık parası vermesi gerekiyor, iyi eğitimli erkek babaları parayı kırıyor ☺️

 
 
 
 
 
Şimdi bir ayinden bahsedeceğimi, çok hoşuma gitti. Yeni bir araba, motor aldınız, önce çiçeği asıyorsunuz, her türlü kutlamada çiçek var. Sonra tapınağa geliyorsunuz, tapınaktaki rahip sizin aracınıza boyalar ile semboller yapıyor ve kırmızı boya sürüyor. Sonra yere limon koyuyorlar, siz limonu eziyorsunuz. Bu ayin sizin kazasız belasız aracı sürmeniz için yapılıyor. Bizde yeni araba ya da motor alınınca kurban kesilir ve kanı plakaya sürülür, benzer bir şey de burada var. 

 
Yukarıda çiçekten bahsettim, çiçek pazarları harika, mis gibi kokuyor etrafı. Çiçekler ile kolyeler yapıyorlar, harika ☺️

 
Pazardaki dükkanlardan alışveriş yapmak öyle kolay değil, önce ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekiyor ☺️

 
Bu Ganesha'lar sahiplerini bekliyor. Bir ganesha yapan yere gittik, gelecek hafta burada festival var, 5 Eylül'de. Çamurdan yapılıp boyanan bu Ganesha'lar suya bırakılacaklar. İnsan boyundan daha büyük olan bu Ganeshaların fiyatları 400€ ile 1000€ arasında değişiyor. Herkes küçük büyük bunlardan ediniyor, bizim gördüklerimizin dışında küçük olanlar da var. Haftaya nehirler rengarenk olacak! Görüntü güzel ama çevreye etkisi kötü😔

 
 
Çok fazla dışarıda yemek yemedik, bu restoran eski ve lezzetli imiş. Gittik, yedik; küçük küçük porsiyonlar halinde bir çok acı yemek getirdiler ☺️ Tabak, bardak, çatal kaşık gümüş ☺️

 
 
Araçlar çok yeni gözükmüyor ama sorduğumuzda en fazla 10-15 yaşında olduğunu öğrendik. Yollar kötü, altyapıya ciddi yatırım yapması gerekiyor Hindistan'ın. Ülkem güzel ülkem, biz çok daha iyiyiz ☺️

Bi de sivrisinek mevzuu var, evet sivrisinek var ama bizim otelde örneğin sürekli ilaçlama yapıyorlardı. Odada, lobide hiç görmedim. Yine otelde su arıtma vardı, duş vs sorun olmadı ☺️

Bence Hintliler bize çok benziyor; insanlar çok cana yakın, inançlarına düşkün ve kabuldeler. Ben Hindistan'ı çok çok beğendim, aklıma gelenler bunlar. Sorularınız olur ise yoruma yazın ben yanıtlayayım. 

Sevgiyle kalın
Mus

15 Ekim 2015 Perşembe

Nairobi'de Hint kültürünü yaşamak

Abi ne diyorsun sen ya? Kenya'ya gönderdik seni sen Hint Kültürü'nden bahsediyorsun! Uçak yanlış yere gitmiş olmasın?

Yok yok rahat ol, doğru zamanda doğru yerdeyiz.


Kenya'ya ilk gidişim, işim gereği Afrika ülkelerine uzaktan ya da yerinde bulunarak destek sağlıyorum. Bu sefer rotam Kenya oldu. Türk Havayolları'nın Nairobi'ye her gün karşılıklı seferleri var (THY'ye teşekkürler, her yere direk uçabiliyorum). Gece 00:50'de Atatürk Havalimanı'ndan kalkıyor ve 6,5  saat sürüyor. Rota dümdüz, İstanbul'dan aşağıya doğru dümdüz bir çizgi çiz Nairobi'nin üstüne geliyorsun :)

 

Bileti aldım, vizeyi kontrol ettim ve Türk vatandaşları için vize gerektiğini öğrendim; almak çok kolay elektronik vizeye başvuruyorsunuz ( http://evisa.go.ke ) ve ertesi gün onaylanıyor :) Elektronik Vize'yi bastırıp yanınıza almanız gerekiyor. Sonraki adım Kenya'ya giderken istenen aşılar ve kullanılması gereken ilaçları öğrenmek. Hemen Hudut Sınır Sağlığı merkezinden randevu alıp gittim ve doktor ile görüştüm ( http://www.hssgm.gov.tr ). Sarıhumma aşısı ve gidilen bölgeye göre sıtma ilacı alınması gerektiğini öğrendim. Sarıhumma aşım olduğu için yanıma aşı kartımı almam gerekiyordu, bir de Nairobi'de sıtma görülmediği için sıtma ilacı kullanmama gerek kalmadı.

 

Seyahat günü geldi çattı, uçağa bindim ve uyudum; yemek filan istemedim. 5,5 saat kadar uyumuşum, ertesi gün işe gideceğim için bana çok iyi geldi. Yanımda Türk Havayolları'nın kargo bölümünün Afrika bölge direktörü yanımda oturuyordu. 15 gün İstanbul'da 15 gün bölgede oluyormuş ve bölge merkez ofisi Nairobi'deymiş. Onunla tanışmak iyi oldu, sağ olsun ben hotelden gönderilen taksiye binene kadar bana eşlik etti. Uçaktan inince bizi küçücük bir alana götürdüler, geçici geliş terminaliymiş. Yenisini yapıyorlar, bitince çok güzel olacağına eminim, belki bir dahaki sefere oraya inerim :)

 

Nairobi'de SouthernSun otelde kaldım, havalimanı transferlerini de otel ayarladı, gayet güvenli ve iyi oldu; transfer ücreti 37$. Otel biraz pahalı 200$ ama bizim ofisin karşısı; caddenin bir yanında çalışıp diğer yanında uyudum. Zaten dışarıda dolaşmayı pek önermiyorlar.

Havalimanından otele beni Anthony götürdü, çok güler yüzlü Kenya'lı bir şoför. Nairobi'ye 45dk mesafede bir köyde yaşıyormuş ailesi; eşi ve 3 yaşındaki kızı. Kendisi Nairobi'de yalnız yaşıyormuş ve haftada 1 gün olan izinlerini toplayıp ayda 4 gün ailesinin yanına gidiyormuş. Kızı, babası geldiğinde bağırıyormuş "babam geldiiii, bana hiç kimse yaklaşmasın, sadece onunla oynayacağım" diye. Babalar ve kızları… 



Nairobi'de inanılmaz bir trafik var, ben tam yoğun olan zamana denk gelmişim, havaalanından otel 2saat10dk sürdü:( Yolda birçok fotoğraf çektim, genel olarak insanlar işlerine yürüyorlar ya da dolmuşlara biniyorlar. Japon arabaları çok kullanılıyor, Çinliler de yollarını yapıyor. Çok başarılı bir cep telefonu şebekeleri var: Safaricom! Bu şirket inanılmaz etkiledi beni; her yerde çekiyor ve Mpesa denilen bir uygulama ile insanları para taşımaktan, banka hesabı açmaktan ya da banka işlemleri yapmaktan kurtarıyor. Safaricom'dan sim kart alırken size soruyorlar Mpesa'yı da kullanmak istiyor musunuz diye, evet derseniz kimlik kartınız ile kayıt yaptırıyorsunuz ve hesabınız açılıyor. Mpesa yükleme istasyonlarından sim kartınıza para yükleyebiliyorsunuz, o paralar ile alışveriş yapabiliyorsunuz, para transferi yapabiliyorsunuz, borç (kredi gibi) alabiliyorsunuz… para taşımanıza gerek kalmıyor ve şebeke bu yüzden her yerde çekiyor! Başarılı :) Girişimci arkadaşlara duyurulur :)



Gelelim Hint kültürü muhabbetine. Bizim oradaki ofisin genel müdürü ve bölge satış direktörü Hintli. Bir firma ile toplantı yaptık, sahibi Hintli. Şehirde bir sürü Hint restoranı ve Hindu Tapınağı var. Ne iş dedim bizim arkadaşa, öğrendim ki bu arkadaşların büyük büyük büyük babaları İngilizler tarafından buraya getirilmiş, getirilme amaçları ise demiryolları işçiliği. Gelen Hintli işçiler burada kalmışlar ve 3 kuşaktır yaşıyorlar. Nairobi'deki yerliler genelde Hristiyan dolayısıyla Kiliseler var, özellikle Mombassa gibi Arap yarımadasına yakın yerlere Araplar gelip Müslümanlığı yaymışlar dolayısıyla camiler var ve Hindu tapınakları var. Herkes birlikte sorunsuz yaşıyor :) Peki nasıl oluyor bu? Güzel bir örnek söyleyeyim; radyoda sabah programı yapan dj şu soruyu soruyor: komşularınız ile ilişkileriniz nasıl? Onlarla geçinebiliyor musunuz? Arayanlar anlatıyorlar; yaşananlar, önyargılar, iyi ve kötü örnekler… dj belli ki sözü dinlenen bir insan, onlara kendince yol gösteriyor. Biz maalesef sürekli eleştiri, yanlışları ortaya koyma programları yapıyoruz. Çözüm ne abi? Tsssssss


Bir akşam Hintli arkadaşlardan biri beni evine davet etti. Eşi vejetaryenmiş, bize harika bir sofra hazırlamış. Masanın ortası dönüyor, istediğini seçip alıyorsun. Yemeğe oturmadan önce Hindu Tanrılarının önüne oturup dua yaptılar, ben de onlara katıldım, sonuçta yollar farklı farklı ama hep aynı yere çıkmıyor mu? Benim için de farklı bir deneyim oldu.


Belki duymuşsunuzdur 2 yıl kadar önce Somalili bir grup Nairobi'de bir eylem yapıp bir alışveriş merkezi basıp 60 kadar insanı öldürmüştü. İşte o alışveriş merkezine gittim, şimdi güvenlik demirleri ile örülmüş ve güvenlik şirketleri tarafından korunuyor. Bu ve arkasından gelen bombalama olayları güvenlik şirketlerine yaramış, her yerlerdeler! Bir de biliyorsunuz Temmuz'da Barack Obama Kenya'yı, baba toprağını ziyaret etti. Başkan Obama gelmeden önce yollara trafik ışıkları konmuş (öncesinde yokmuş) ve kameralar yerleştirilmiş onun geçiş güzergahına. Yavaş yavaş güvenlik delisi bir yer halini almış Nairobi. Şimdi Papa ziyareti var gelecek ay, güvenlik tedbirleri daha da artacak. Halk memnun bu durumdan, onlar sayesinde hükümet bize hizmet ediyor diyor. Güzel bakış açısı.

Birde ben ordayken Imperial Bank kayyuma devredildi, insanların paraları bankada kaldı. Bizim 90'laeın sonlarındaki halimiz. Millet 2-3 puan daha fazla faiz veren yere gidiyor ve patlıyor. 

 

Hadi uzatma, aklında kalan 3 şeyi söyle deseniz; yeşillik, güler yüzlü insanlar ve kendini aşmaya çalışan bir ülke derim.

 

 

Sevgiler,

Mus

21 Kasım 2013 Perşembe

ilk seyahatim :)

Saat 05:45, alarm sesiyle sıçrıyorum. Nerde bu telefon? Alarmı kapatmam gerek, eşim ve çocuklar uyanmasın! nerde bu telefon?

Saat 05:45, kalkıyorum ve kalkmamla oturmam bir oluyor, yine kafamı odanın ferforje aydınlatmasına vuruyorum, bir gün kafayı yaracağım ya hadi hayırlısı!

Saat 05:45, telefonu buldum, ohhh.

Bu teleşın niye diye sorma meleğim şu an, uçağa yetişeceğim... aşağıya iniyorum, akşamdan hazırladığım çantamı kapatıyorum (başak burcu olmanın avantajı işte, çanta akşamdan hazırlanıyor).

"Birşey unutmadın mı" diye soruyor meleğim? Evet unuttum, Günaydınnnnnn, günaydınnnn. Günaydın bana, günaydın bedenim, günaydın beynim, günaydın kalbim, günaydın ruhum, günaydın derviş, günaydın filozof, günaydın haylaz, günaydın kaptan, günaydın meleğim... Günaydın benliklerim, günaydın gemimim mürettebatı, günaydın sevgililerim, günaydın canlarım. Günaydınnnnnn, ben sizlerle tamım ve şehirli dervişim.

Derin bir nefes alıyorum, bir tane daha, bir daha... "trust the process" diyor derviş, sakin ol, uçağa da yetişirsin işe de, anı kaçırma, bu an bir daha yaşanmayacak, her an'ın keyfini çıkarmayı unutma. her an o kadar değerli ki, evet diyorum haklısın. takıyorum kulaklıkları ve seçiyorum sabah şarkımı. bu sabah Sıla'yı seçiyorum, Oluruna Bırak...

Bu birkaç dakikalık durmak ve merkezime dönmek bana çok iyi geliyor, bedenimin duruşu değişiyor ve başlıyor yolculuk, bugünkü rotamız Stuttgart. Yine bir iş seyahati diyorum, iş seyahatleri sıkıcı hele de sık olunca... niye öyle düşünüyorsun diyor meleğim, bu seyahat iş için olabilir, sebebi ne olursa olsun, seyahati sen yaşacaksın, kendinle kalma fırsatın olacak, sessiz odanda meditasyon yapabilirsin, şiir yazabilirsin, kitap okuyabilirsin. uçakta ya da iş yerinde yeni insanlara dokunabilirsin, yeni insanlar, yeni yüzler, yeni hikayeler. heyecanlı değil mi? haklısın diyorum, meleğim çok haklısın.

işte bu benim motivasyonum oluyor, bu seyahat benim ilk seyahatim ve merak ediyorum acaba bana neler kazandiracak.

sevgiler, sizi Sıla'nın canlı performansıyla başbaşa bırakıyorum




9 Mayıs 2013 Perşembe

Dubai Seyahati - ipuçları


Ben işim gereği Dubai'ye çok seyahat ediyorum, son seyahatimde Dubai'deki meslekdaşım seyahatlerin ile ilgili de blog yazmalısın dedi, ben de düşündüm ve hak verdim. Amacım bir gezi programı sunmak değil, Dubai'ye seyahat edecek kişilere küçük ip uçları verebilmek.

Öncelikle seyahatinizi planlarken bilmeniz gereken bir nokta T.C. vatandaşlarının Dubai için vize alması gerekiyor. Vizeyi almak için birkaç yol var;
  1. THY yolları ile uçacak iseniz, THY online vize alabilirsiniz. THY'nin internet sitesine gerekli evrakları taratıp yüklüyorsunuz ve ıslak imzalı dökümanı da THY Şişli ofisine kargo ya da kurye ile göndermek gerekiyor.
  2. Emirates ile uçacaksanız Emirates sizin adınıza vize alabiliyor. 
  3. Dubai'de kalacağınız otel size vize alabiliyor, ben bu yöntemi tercih ediyorum ve çok hızlı bir şekilde alabiliyorum, tavsiye ederim.
  4. Dubai'ye vardığınızda vize alabilirsiniz ( bu yöntemi kesinlikle tavsiye etmem çok beklemek zorunda kalıyorsunuz)
Hangi havayolu ile uçalım derseniz, ben THY derim. Bildiğiniz gibi THY Türkiye'nin yükselen markası ve ben de bu konuda biraz milliyetçi olup sürekli THY ile uçuyorum. Rakibi Emirates uçak ve koltuk mesafeleri olarak daha iyi imkanlar sağlasa da ben THY diyorum. Bunun yanında Fly Dubai, Pegasus, Etihad gibi alternatifler de mevcut.

Dubai havalimanına indikten sonra uzun bir pasaport kuyruğu ile karşılaşmanız muhtemeldir, çünkü hem pasaport - vize kontrolü hem de göz taraması (iris scan) yapılıyor. Bu kuyruktan kurtulmak isterseniz karşılama hizmeti veren bir firmadan "fast track" almanız gerekir. Ben Marhaba Services kullanıyorum, uçuşa 24 saat kalana kadar internetten hizmeti satın alabiliyorsunuz ( https://www.marhabaservices.com ). Bu hizmetin maliyeti 90AED yani yaklaşık 45TL, AED ile TL'yi 2/1 gibi düşünebilirsiniz. Yani 2 dirham 1 lira gibi. Eğer fast track'i önceden sipariş etmeyi unutursanız sorun değil 2 katı para alıp yine de bu hizmeti sunuyorlar.

Havayolu'na karar verdikten sonra otel konusu var. Dubai'de bir çok otel var, sehayat nedeninize göre bir yer seçebilirsiniz. Örneğin ben iş için geliyorum buraya, işyeri havalimanındaki serbest bölgede dolayısıyla ben havalimanına çok yakın bir hotel olan Rihab Rotana'da kalıyorum. Küçük ama iş seyahatleri için uygun bir yer. Havalimanına yakın Novotel, Ibis, Le Meridien, Dubai International Airport gibi birçok otel var. Eğer Marina ya da Jumeirah Beach civarında bir yer bakıyorsanız orada kaldığım otel Grand Habtoor ve gerçekten çok iyi bir otel.

Peki Dubai'de ne yapalım derseniz, geleceğiniz zamana göre alternatifler değişebilir. Haziran - Eylül aylarında geliyorsanız alışveriş merkezlerinde vakit geçirmenizi öneririm çünkü hava çok sıcak. Alışveriş merkezlerinin girişlerinde kıyafetler ile ilgili bilgiler var; bayanların kısa şort ya da etek ve kolsuz giymeleri istenmiyor. Diğer zamanlarda Çöl Safari turuna katılabilirsiniz. Çölde 4x4 araçlarla bir tur ve arkasından bir vahada yemek yiyebilirsiniz. Marina, Jumeira Beach, Palm gibi yerlerde turlayabilirsiniz. Burj Kalifa'ya (dünyanın en yüksek binası) çıkabilirsiniz, Burj Al Arab'ı ziyaret edebilirsiniz... Gittiğiniz yerlerde otellerin restaurant ya da barlarında birşeyler yiyip içebilirsiniz, oteller diyorum çünkü alkol almak isterseniz otel restoran ya da barlarında içebilirsiniz.

 Dubai çölün ortasına yapılan binalardan oluştuğu ve bir geçmişi olmadığı için bana biraz ruhsuz geliyor o yüzden ben iş yerinde takılıp sonra arkadaşlar ile yemeğe gidiyorum, benim favori restoranım Dubai Mall'daki Al Hallab. Lübnan mutfağını çok iyi sunan bu restoranı tavsiye ederim, balkonda oturma şansınız olur ise Burj Kalifa'yı ve su fıskiye gösterilerini izleyebilirsiniz.

Dubai'de hafta sonu günleri Cuma ve Cumartesi, bu yüzden özellikle Perşembe ve Cuma akşamları çok kalabalık oluyor heryer. Bir mall'a giderseniz mall'un kapanma saatine yakın çıkmanızı tavsiye etmem, inanılmaz kalabalık oluyor ve çok taksi beklemek zorunda kalıyorsunuz. Ben geçen gittiğimde, perşembe akşamı Dubai Mall'de yaklaşık 1 saat taksi kuyruğu bekledim. Taksi demişken şunu da belirteyim, taksi şöförleri hep yabancı, yabancı dilleri iyi olmayanlar olabiliyor, gideceğiniz yeri anlayıp anlamadığını muhakkak kontrol edin.

Benden bu kadar, yorumlar ekleyerek deneyimlerinizi aktarabilirsiniz.

Dubai'den sevgiler

NOT: Sevgili Belin'den aldığım mesaj ile güncelleme yaptım, teşekkürler Belin :)